Anasayfa » Genel » Bu Kadınlar Ekmeğini ‘Girişim’den Çıkarıyor

Bu Kadınlar Ekmeğini ‘Girişim’den Çıkarıyor

Kırsal bölgede yaşıyorlar. Çoğunun okuma şansı olmamış. Ama ‘üretmeden yaşamak olmaz’ diyorlar. Girişimci köylü kadınlara birbirinden farklı üretimlerle örnek olacaklar. Kaz, koyun, koç yetiştirecek, alıç sirkesi yapacaklar.

Şekerbank’ın kadınlara küçük kredilerle sağladığı girişimlerini hayata geçirme projeleri belli bir noktaya geldi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Şekerbank’ın destek verdiği kırsal bölge kadınları projelerine dört elle sarılıyorlar. Girişimci kadın kategorilerinde projeleriyle öne çıkan dört kırsal bölge kadınının ortak özellikleri, cesaretleri ve korkmadan başarıyı hedefleyerek işe başlamaları olmuş. Öykülerini anlatırken, hepsi yaşadıkları bölgelerden kopmayı istemediklerini ve kendi emekleriyle kazanmadan yaşamayı onurlarına yakıştırmadıklarını ifade ettiler.

‘Beni okutmadılar, kızımı okuttum’
Suna Rastgeldi (67), Şanlı Urfalı. Evli, üç çocuk annesi. İlkokul dışarıdan bitirmiş. Kırsal Kalkınma Kadın Kooperatifi Başkanı. Kooperatfi’n 30 üyesi var. Güneydoğu’daki tek kadın kooperatifi. 2013’te kurulmuş. Koyun besiciliği ve sütçülük yapıyorlar. 720 koyun ve 30 koç besliyorlar. TİGEM’den kredi almışlar.
Suna Rastgeldi şöyle konuştu: “Kızları okula göndermiyorlardı. İlkokulu dışarıdan bitirdim. Ben kızımın arkasında durdum, okuttum. Bana yapılanın ona yapılmasını istedim.
Kooperatifte en çok bütçe yapmakta zorlanıyoruz. Yem almak zor, çok şey istiyorlar. Tarım Kredi, ipotek istiyor. Ev, arazi istiyorlar. Başkasının adına alıyoruz.”

İstanbul’u sevmiyor, kaz yetiştirecek
Esra Özdin, Kırklareli’de kaz yetiştiriciliği yapıyor. 19 yaşında evlendikten sonra İstanbul’u terk etmiş Kırklareli’ne yerleşmiş. 9 yaşında kızı, 15 yaşında oğlu var.
Kaz yetiştiriciliğiyle Birincilik Ödülünü kazanan Özdin, hikayesini şu sözlerle anlattı:
“İlk başlarda Kırklareli’nde yaşamakta zorlandım. Elektrik kesiliyordu. Ulaşım olmadığı için ekmek bile alamadığımız günler oldu. Zordu yaşam ama “Esra kolları sıva’ dedim. İstanbul’dan gittim diye hiç pişman olmadım. Küçük bir bahçem var. Önce kendimiz için üretim yapmaya başladım. Girişimcilik kursu aldıktan sonra, buranın iklimine uygun en iyi işin kaz besiciliği olduğuna karar verdik. Eşim bana çok destek oluyor. Hangi alanda ne yapmak istersem sonuna kadar arkamda. Amcamın 3 dönümlük arazisi var. Bir bölümünde kaz yetiştiriciliği yapacağız. 20 kümes ile başlayacağız. Küçük baş hayvancılık yaptık. Ani iklim değişiklikleriyle hayvanları kaybettik. Kazlar iklim değişikliğine dayanıklı. O yüzden kaz yetiştiriciliği yapmak istiyorum.”

Dikenli alıçtan yaptığı sirkeyi markalaştıracak
Leyla Topçu (55), Çankırılı. Topçu, Şekerbank’ın Jüri Özel Ödülünü kazandı. Alış sirkesi üretiyor. 4 çocuk annesi. 100 dekarlık alanları var. Buğday, arpa, fiğ ekiyorlar. Bunun yanı sıra alış sirkesi üretiyor, aktarlara, toptancılara veriyor. Eşiyle birlikte uğraşıyor. Leyla Topçu, “Alıç dikenli oluyor. Toplaması zor ama biz bu işle uğraşmayı seviyoruz. Şu an markamız yok. Ama markalaştırmak istiyoruz. Kalp, damar hastalıklarına iyi geliyor. Alıç kurusu var ama alıç sirkesini ilk ben yaptım” dedi. Topçu, ürettiği alıç sirkesini ‘Leyla Sultan Alıç Sirkeleri’ adıyla satışa sunmak istiyor.

‘Okuyamadım ama köydeki kadınlara örnek olacağım’
Gaziantep birincisi Belgin Yılmaz, ‘Güneşten Kurutmaya, Stevia’dan Tatlıya Projesi’ kapsamında, şekere alternatif olan ve bölgede öne çıkan stevia (şeker otu) bitkisinin yetiştiriciliğinde kullandığı güneş enerjisi kurutma sistemi ile çevreye ve bütçesine katkı sağlamayı ve tarımsal kooperatiflere üye olmak istiyor.
30 yaşında, evli ve 3 çocuk annesi olan Yılmaz, şöyle konuştu: “İlkokul mezunuyum. Okuma şansım olmadı. Köyümde ve Gaziantep’te ilk defa stevia yetiştiriciliğini ben yaptım. Bana, aileme, çevreme ve herkese çok katkı sağlayacağını düşündüğüm bu projeyi gerçekleştirmek istiyorum. O zaman köydeki kadınlara da örnek olacağım.”

Devrek’in bastonu için fidan yetiştiriyor
Emine Türedi (61), Zonguldaklı, eşi ile birlikte hediyelik ahşap baston yapıyor. Halk eğitim kurslarında öğrenmiş. İşe dönüştürmüş, kazanç sağlamak için girişimleri var. İlkokul dörde kadar okumuş. Evli ve iki çocuk annesi. Ev hanımı olmasının yanında kendini geliştirmek amacıyla çeşitli kurslara katılmış. Katıldığı ahşap boyama kursundan aldığı bilgilerle eşinin yaptığı bastonları boyayarak işe girişmiş. Daha sonra baston yapım kursuna katılmış. Devrek İlçe Tarım Müdürlüğü ‘Bahçeden Bastona Kızılcık’ projesi kapsamında dağıtılan kızılcık fidanlarını alıp kızılcık yetiştiriciliğine başlamış.Fidanların dallardan baston yaparak Devrek’in simgesi olan baston kültürünü yaşatmayı arzuluyor.

(Kadife Şahin – Milliyet)

Genel Bayilik Başvuru Formu :

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*