Kapital Düzenin İşçileri

by Bayilik Lobisi

Kapitalist düzende iş aramak ayrı bir dert, iş bulmak ayrı bir dert ve çalışmak-çalıştırılmak ayrı bir dert olarak görülebilir.
Türkiye’de hal böyleyken hangi sektöre bakarsak bakalım, işveren az maaşla çok iş beklentisi içindedir. Avrupa’daki 8 saat çalışma mesaisi ne yazık ki Türkiye’de işlememekle beraber, saatler inadına ezilen işçi yönünde ilerlemektedir.
Türkiye’de asgari ücretin açlık sınırının altında olması bir yana tartışıladursun, şuan yeni hükümetin vaadiyle asgari ücretin 1300 lira olması hala gündemini ve beklentisini taşıyor. Açıkçası bu işçi sınıfı için büyük bir umut sayılabilir.  Umarım bu gerçekleşir.

Biz esas konumuza dönecek olursak, kapital düzenin bizden ne aldığını ve üzerine ne verdiğinden başlayabiliriz.
Bir film repliği aklıma geliyor ve hep aklımda kalmıştır. Sizinle de paylaşmak isterim;
“-Diyelim ki iki ineğiniz var;
Sosyalist yönetim şeklinde eğer iki ineğin varsa hükümet, ineklerden birini başkasına vermek için senden alır.
Kominist sistemde hükümet, her iki ineği de senden alır ve sana süt verir.
Faşizmde ise inekleri senden alır ve sana süt satar.”
Bu replik aslında Türkiye’de işçiye-emekçiye yapılan katı haksızlığı gözler önüne seriyor.
Peki kapitalizm nedir?
O kadar geniş çaplı bir anlam ifade ediyor ki, her vatandaş bununla ilgili yorumunu katabilir.
Ben kapitalizmin en çok fakirin çalışıp, zenginin kazanması olarak yorumlasam haksız sayılmam. Zira bu düzen böyle akar gider.
Size oturup kapitalizmin ne olduğundan uzun uzadıya bahsetmeyeceğim tabiiki.
Daha çok kapital düzenin işçi sınıfı üzerindeki ağırlığından söz edeceğim. Ve bunları bir makaleye de dökmeyeceğim. Nasıl olsa bu durumları herkes yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

Başımdan geçen bir iş görüşme dialoğumu aktaracağım şimdi sizlere. Bir yazılım firması ve pazarlama ekibine ihtiyaçları var. Bunun için internet üzerinden ilan vermişler.
Pazarlama-satış ilgi alanıma girdiği için ilana başvurdum ve aradım; (Bu kadar egoist bir insanla konuşacağımı bilseydim aramazdım!)
“-İnternetteki iş ilanınız ve bahsetmiş olduğunuz pozisyon için aramıştım.
(Kafamda her şey net ve kuruluydu. Kısa bir görüşme sağlayıp ve en yakın zamana randevu alacaktım. Aslında her şey bu kadar basitti.)
Telefondaki işveren;
-Evet, nerede oturuyorsun?
-Daha önce ne işle meşgul oldun ve ne sattın?
Gibi klişe soruların ardından hız kesmeden kabaca daha yüz yüze gelmeden bir soru daha yöneltti;
-Aylık bana ne kadar ciro vaad ediyorsun?
(Ben bu soruyu telefonda beklemiyordum tabii ki biraz burda takıldım.)
Sonra;
-Bunları sizinle yüzyüze konuşmak isterim.
Dedim. (Ama işveren egosunu daha da tatmin etmek derdindeydi. Ve işe almadan ezmeye başlamıştı bile.)
İşveren:
-Benim için önemli olan ciro dostum! Gerisi boş muhabbet. Bana cirodan bahset. Sonra sana ne vereceğimizi konuşuruz bu benim için önemli değil. Nasıl olsa kapital düzende yaşamıyor muyuz? Benim için görüşme burada bitmiştir dostum!”
Ve ötesinde bana göre çirkin buna benzer bir kaç dialog kurduktan sonra benim görüşmeyi reddetmemle görüşme sona ermişti. Ardından beni bir kere konuştuğumuz aynı numaradan tekrar aramıştı fakat ben cevap vermek istememiştim.
Sizinle paylaşmış olduğum bu dialog, beni hem düşündürmüş hem de üzerine bir tecrübe daha kazandırmıştı.
Evet dostlar belki bizzat kendi yaşamış olduğum bu muameleyi, eminim benzerini sizlerde yaşamışsınızdır. Çalışma hayatı gerçekten böyle rezilliklerle başlayıp önünü alamadığımız tecrübelerle akıp gidiyor.
Zengin zenginliğine daha fazlasını katarken, emeğin sembolü fakirler, kapitalist düzende daha da fakirleşiyor.
Ve aslında konu böyle akıp gidiyor ama daha fazla vakit almak istemiyorum değerli dostlar. Ben biraz yazıp rahatladım gibi 😉

Hoşçakalın…

Benzer İçerikler

Yorum Yaz

×

Merhaba!

Temsilcilerimizden Bayiliklerle ilgili genel bilgi almak için iletişime geçebilir ya da info@bayiliklobisi.com mail adresine mail atabilirsiniz.

× WhatsApp Danışma Hattı